logo
  • +90 (212) 812 26 30
  • Eğitim Saatleri: 07:30-18:00
  • Batışehir Sitesi C1 Blok, Bağcılar İSTANBUL
Çocuklarda Sorumluluk

Çocuklarda Sorumluluk

Sorumluluk bir görev üstlenme ve yapılan işin sonuçlarını kabullenmeyi içerir. Bu kavram doğuştan var olan bir yetenek değil, sonradan öğrenilen bir şeydir. Bu kapsamda en büyük görev anne-babaya düşmektedir. Ebeveynler, çocuklar için bir rol modeldir. Dolayısıyla bu süreçte onların tutumları, çocuğun sorumluluklarını içselleştirme aşamasında büyük katkı sağlar. Dışarıdayken çöpleri yere atan bir anne-babanın çocuğunun, evde çöpleri sağa sola bırakmasıçok da şaşırtıcı değildir. İlk olarak çocuğa neyi, neden yapması gerektiği ya da neden yapmaması gerektiğini anlatmalısınız. Bunu bilirse olayları zihnine yerleştirmesi daha kolay ve kalıcı olacaktır.2.5 yaşından itibaren çocuğa gelişim dönemine uygun olarak sistematik bir çerçevede bir takım sorumluluklar aşılanmalıdır. Sistematik çerçeveden kast ettiğim şey şu: tutarlılık, süreklilik ve aynılık bu davranışların ve tutumların kazanımında oldukça önemlidir. Yerine getirmesi gereken eylemi bir gün ona yaptırıp geri kalan altı gün siz yaparsanız davranışı kazanması kolay olmayacak ve sizi ciddiye almayacaktır. Kısacası söylediğinizin arkasında durun ve bırakın yaptığı şeyin de yapmadığı şeyin de sonuçlarını kendi deneyimlesin. Sonuçların bedelini ebeveyn olarak siz ödemeyin. 3 yaşındaki bir çocuğa 7-8 yaş grubuna denk düşen görevler yüklenmemelidir.Bu durum çocukta yetersizlik algısını doğurabilir.Aşırıya kaçan deneyimlerin yüklenmesi kadar, aşırı esnek sınırlar da çocuğun gelişimi için olumsuzdur. Bu esneklik kendisini ebeveynden ayrı bir birey olarak görememesini ve bunu tek başına başaramayacağını düşünmesini sağlayacaktır. Sınırsız hoşgörü ve tahammül sorumluluk sınırlarının çizilmesini engelleyici unsurlardır. Ancak basit bir örnek verecek olursam 2-3 yaşındaki çocuklar döke saça da olsa kendi yemeğini kendi yiyebilmeli, basit kıyafetleri kendi giyebilmeli, ayakkabısını giyme denemeleri yapmalı. 4-5 yaşındaki çocuklar da yatağını toplama, sofrayı kurmaya yardım etme, odasını toplama, yemeklerden sonra dişlerini fırçalama gibi görevleri yapabilmeli. Bu görev dağılımları asla cinsiyet ayrımı yapılarak verilmemelidir. Burada önemli olan yaptıkları şeyleri mükemmel olarak yapmaları değil. Önemli olan bir çaba içinde olmalarıdır ve bu muhakkak takdir edilmelidir. Hedeflediğimiz değişim sağlandığı takdirde bunu gördüğünüzü ve onayladığınızı muhakkak gösterin. Bu davranışın devamlılığı için bir motivasyon olacaktır. Ancak takdir ederken bunu içten ve samimi bir şekilde yapın, yalancı övgülerden kaçının çünkü çocuklar bunu sezecektir. Peki değişim sağlanmazsa ne yapacağız? Korkutma, cezalandırma, tehdit, bağırıp aşağılama gibi yöntemlerden uzak durun. Bunun yerine değişimin neden gerçekleşmediğine dair sorgulamalar yapın ve olası sorunları çözüme kavuşturmak üzere tekrar gündeme getirin.

Çocuğunuzun kolu bacağı olmayın. Onun adına düşünüp, onun adına karar vermeyin. Sizden ayrı bir birey olduğunu çocuğunuzdan önce siz kabul edin. Çocuğunuza kendi kendine yetebilmeyi ve bağımsız bir birey olmasını öğretin. Onun adına tüm basamakları gerçekleştirmek çocuğunuza sandığınız kadar iyi gelmez. Aksine ona iyi gelecek olan şey duygu ve düşüncelerini sormak, dikkatlice dinlemek ve buna değer verdiğinizi göstermektir. Seçim yapmasına izin vermek gelişimi açısından oldukça önemlidir

Psikolog Fatma ŞENTÜRK

Adresimiz

Batışehir Sitesi C1 Blok,
Bağcılar İSTANBUL

Telefon Numaramız

+90 (212) 812 26 30
 

Eposta Adresimiz

info@baticocukanaokulu.com